İdari yargıda çalışmaya ara verme süresi içinde, bir davanın 2577 sayılı Kanun'un 62. maddesi kapsamında nöbetçi mahkeme tarafından karara bağlanabilmesi için 'kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler'den olması gerekir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen itirazın komisyonca 7 gün içinde karara bağlanacağı hükmü, idare mahkemesi için bu nitelikte bir süre midir? Danıştay 10. Dairesi'nin E:1990/4548, K:1992/3436 sayılı kararı bu konuyu nasıl açıklamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191506

Hayır, bu nitelikte bir süre değildir. Danıştay 10. Dairesi'nin E:1990/4548, K:1992/3436 sayılı kararında bu konu net bir şekilde açıklanmıştır. Karara göre, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan '...itirazın, itiraz komisyonunca en geç yedi gün içinde karara bağlanacağı...' şeklindeki hüküm, idari bir organ olan 'itiraz komisyonlarının' kendi iç işleyişine ve yargılama usulüne ilişkin bir kuraldır. Bu kural, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (İYUK) göre yargılama yapan idare ve vergi mahkemelerini bağlamaz. İYUK m. 62/b'de kastedilen 'kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler', bizzat İYUK'un veya başka bir kanunun, 'mahkemenin' belirli bir süre içinde karar vermesini emrettiği durumlardır. 6183 sayılı Kanun'daki 7 günlük süre, mahkeme için değil, idari itiraz mercii olan komisyon için öngörülmüştür. Bu nedenle Danıştay, ödeme emrine karşı açılan bir davanın, bu maddeye dayanılarak nöbetçi mahkeme tarafından çalışmaya ara verme süresi içinde esastan karara bağlanmasının usule aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu tür bir dava, nöbetçi mahkemenin görev kapsamına girmemektedir (yürütmenin durdurulması talebi yoksa).