HMK m. 22/1'e göre 'yargı yeri belirlenmesi' hangi iki temel durumda talep edilebilir?
HMK m. 22'nin 1. fıkrası, Yargıtay veya bölge adliye mahkemelerinden yargı yeri belirlenmesinin (merci tayininin) talep edilebileceği iki temel durumu düzenlemiştir: 1. Yetkili Mahkemenin Davaya Bakmasına Engel Bulunması: Bu durum 'fiili veya hukuki bir engel' olabilir. Fiili engele örnek olarak, o yerdeki deprem, sel gibi doğal afetler nedeniyle mahkemenin fiziken çalışamaması verilebilir. Hukuki engele ise, davaya bakacak olan mahkemedeki tüm hakimlerin davadan çekilmesi veya reddedilmesi ve yerlerine bakacak başka hakim bulunamaması durumu örnek gösterilebilir. Bu hallerde, davanın görülebilmesi için başka bir yerdeki aynı düzeyde bir mahkemenin yetkili kılınması gerekir. 2. İki Mahkeme Arasında Yargı Çevrelerinin Sınırlarının Belirlenmesinde Tereddüt Ortaya Çıkması: Bu durum, özellikle idari bölünmedeki değişiklikler veya coğrafi sınırların net olmaması nedeniyle, bir davanın hangi mahkemenin yargı çevresine (adli sınırlarına) girdiği konusunda bir belirsizlik yaşanması halinde ortaya çıkar. Örneğin, bir olayın tam olarak A adliyesinin mi yoksa B adliyesinin mi sınırları içinde gerçekleştiği konusunda tereddüt varsa, yetkili mahkemenin hangisi olacağının tespiti için bu yola başvurulur. Bu tespiti, ilk derece mahkemeleri için bağlı oldukları bölge adliye mahkemesi, bölge adliye mahkemeleri için ise Yargıtay yapar.