Yabancı uyruklu bir tutuklunun veya hükümlünün, vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu tarafından ziyaret edilmesi, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca temel bir hak mıdır, yoksa idarenin iznine tabi midir?
Yabancı uyruklu bir tutuklu veya hükümlünün, vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilciliği (büyükelçilik) veya konsolosluk görevlileri tarafından ziyaret edilmesi, Yönetmelik ve uluslararası sözleşmeler (özellikle Viyana Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi) uyarınca temel bir haktır ve kural olarak idarenin (C. Başsavcılığı veya Adalet Bakanlığı) özel iznine tabi değildir. Metinde, yabancı uyruklu tutuklu ve hükümlüyü ziyaret edebilecek kişiler sayılırken ilk sırada 'Vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu' belirtilmiştir. Bu ziyaret hakkı, kişinin vatandaşı olduğu devletin kendi vatandaşının hukuki durumu, sağlık koşulları ve cezaevi şartları hakkında bilgi alması ve konsolosluk himayesi sağlaması amacına hizmet eder. Bu ziyaretler, genellikle Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla koordine edilerek gerçekleştirilir ve tutuklunun veya hükümlünün rızası olması koşuluyla yapılır. İdarenin iznine tabi olan ziyaretler, metinde de açıklandığı gibi, tutuklunun/hükümlünün kanunda sayılan yakınları ve bildirdiği üç kişi 'dışında kalan diğer kişiler' için söz konusudur. Konsolosluk görevlileri bu kategoriye girmez, onlar özel bir statüye sahiptir.