İntifa hakkının devri ve mirasçılara geçişi mümkün müdür? İntifa hakkı sahibinin bu hakkın 'kullanımını' bir başkasına devretmesi ile hakkın kendisini devretmesi arasında ne fark vardır? (TMK m. 806)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191482

Hayır, intifa hakkının kendisinin devri ve mirasçılara geçişi kural olarak mümkün değildir. Metinde de vurgulandığı gibi, intifa hakkı 'kişiye sıkı sıkıya bağlı' (şahsi) bir irtifak hakkıdır. Bu niteliği gereği, hak sahibi gerçek kişinin ölümüyle veya tüzel kişinin sona ermesiyle kendiliğinden sona erer. Bu nedenle miras yoluyla intikal etmez ve başka bir kişiye satılamaz veya bağışlanamaz. Ancak, Türk Medeni Kanunu'nun 806. maddesi, intifa hakkının 'kullanımının' devrine imkan tanımaktadır. Bu iki durum arasında önemli bir fark vardır: - Hakkın Devri (Mümkün Değil): Hakkın kendisinin devredilmesi, intifa hakkı sahibi sıfatının başka bir kişiye geçmesi anlamına gelir ki bu yasaktır. - Hakkın Kullanımının Devri (Mümkün): Hakkın kullanımının devredilmesi ise, intifa hakkı sahibinin sıfatını koruyarak, bu haktan doğan yetkileri (örneğin bir evde oturma veya bir tarlayı ekip biçme) bir sözleşme (genellikle kira veya ürün kirası) ile geçici olarak başka bir kişiye bırakmasıdır. Bu durumda, intifa hakkının asıl sahibi hala ilk kişidir. Örneğin, A, B'nin arazisi üzerinde intifa hakkına sahipse, bu araziyi C'ye kiralayabilir. Bu bir 'kullanımın devri'dir. Ancak A'nın ölümüyle intifa hakkı sona ereceğinden, C'nin kira sözleşmesi de malik B'ye karşı ileri sürülemez hale gelir. TMK m. 806 ayrıca, bu durumda malik B'nin, haklarını doğrudan kullanımı devralan C'ye karşı da ileri sürebileceğini düzenleyerek maliki korumuştur.