Askeri Ceza Kanunu m. 55'te düzenlenen 'Harp Hıyaneti' suçu, hukuki niteliği itibarıyla bir tehlike suçu mudur yoksa netice suçu mudur? Bu suçun teşebbüs aşamasında kalması durumunda ceza nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191480

Askeri Ceza Kanunu m. 55'te düzenlenen 'Harp Hıyaneti' suçu, temel hali itibarıyla bir 'somut tehlike suçu' ve aynı zamanda bir 'kalkışma suçu'dur. Metindeki açıklamada bu durum, 'suçun teşebbüs derecesinde kalmasının tamamlanmış gibi cezalandırılmış olmasından anlaşılmaktadır' şeklinde ifade edilmiştir. Yani kanun koyucu, harp zamanında devletin askeri kuvvetlerine zarar verici fiillere yönelik teşebbüsü dahi, tehlikenin büyüklüğü nedeniyle tamamlanmış suç gibi cezalandırmayı öngörmüştür. Bu, eylemin netice doğurmasını beklemeden, tehlike yarattığı anda cezalandırıldığı anlamına gelir. Ancak, suçun 5237 sayılı TCK'nın 307. maddesinin 5. fıkrasındaki karşılığı olan nitelikli hali bir 'netice suçu'dur. Bu fıkra, 'Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askeri hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askeri hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.' hükmünü içermektedir. Burada cezanın ağırlaştırılması, belirli bir zararlı neticenin (düşman hareketlerinin kolaylaşması veya Türk askeri hareketlerinin zarar görmesi) gerçekleşmesi şartına bağlanmıştır. Bu nedenle suçun temel hali bir somut tehlike suçu iken, bu fıkradaki nitelikli hali bir netice suçudur.