1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükteki 14. maddesi uyarınca, kadın işçinin evlilik nedeniyle iş akdini feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için fesih hakkını hangi süre içinde kullanması gerekmektedir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2015/3743, K: 2018/81 sayılı kararına göre, evlilik tarihinden kısa bir süre önce 'evleneceği için' işten ayrılan bir kadın işçi, bu haktan yararlanabilir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.
1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14. maddesi, kadın işçiye evlilik nedeniyle bir fesih hakkı tanımaktadır. Bu maddeye göre kadın işçi, 'evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde' kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirirse, diğer şartları da (en az 1 yıl kıdem) taşıması halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Buradaki bir yıllık süre, hak düşürücü bir süredir ve başlangıcı 'resmi evliliğin yapıldığı tarihtir'. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2015/3743, K: 2018/81 sayılı kararında ele alınan uyuşmazlık, tam da bu sürenin başlangıcına ilişkindir. Kararda, davacının 05.06.2008 tarihinde işten ayrıldığı, resmi evliliğin ise 24.06.2008 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yargıtay, kanun metninin çok açık olduğunu ve fesih hakkının 'evlendiği tarihten itibaren' başlayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle, evlilikten önce, 'müstakbel bir evlilik için' veya 'evlenme niyetiyle' iş sözleşmesinin feshedilmesi, kanunun aradığı şartı sağlamamaktadır. Kanun, evlilik olgusunun kendisini fesih sebebi olarak kabul etmekte, evlilik hazırlığını veya niyetini değil. Dolayısıyla, davacının resmi evlilik tarihinden önce işten ayrılması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağına hükmedilmiştir. Sonuç olarak, kadın işçinin bu haktan yararlanabilmesi için fesih bildirimini mutlaka resmi nikah tarihinden sonraki bir yıllık süre içinde yapması zorunludur.