CMK m. 152, 'Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafiye verilebilir' demektedir. Yargıtay'ın sunduğunuz çok sayıda kararında (örn. Y.17.CD E:2016/4922, Y.22.CD E:2015/11944, Y.11.CD E:2017/11908), sanıkların savunmalarının aynı müdafi tarafından yapılmasının bozma sebebi sayıldığı görülmektedir. Bu kararlara göre, sanıklar arasında 'menfaat çatışması' olduğunu gösteren tipik durumlar nelerdir ve menfaat çatışması varlığında aynı müdafiin savunma yapmasının temel sakıncası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191390

CMK m. 152'nin getirdiği kuralın istisnası, sanıkların yararları arasında bir çelişki, yani 'menfaat çatışması' bulunmasıdır. Yargıtay kararlarında vurgulanan tipik menfaat çatışması durumları şunlardır: 1. **Suçu Birbirinin Üzerine Atma:** Sanıklardan birinin suçu diğer sanığın işlediğini iddia etmesi veya kendi rolünü hafifleterek suçu diğer sanığın üzerine yıkmaya çalışması en bariz menfaat çatışması halidir. Örneğin, bir sanığın 'Ben sadece gözcülük yaptım, hırsızlığı X yaptı' demesi (Y.22.CD E:2015/11944) veya 'Bana iftira atıyor' şeklinde savunma yapması. 2. **Farklı Sorumluluk Düzeyleri İddiası:** Sanıklardan birinin, diğer sanığın olaydaki rolünün veya sorumluluğunun daha fazla olduğunu beyan etmesi. Örneğin, bir şirket suçunda sanıklardan birinin, 'Muhasebe işlerinden diğer sanık sorumluydu, benim ilgim yok' demesi (Y.11.CD E:2016/4353). 3. **Bir Sanığın İkrarı, Diğerinin İnkarı:** Sanıklardan birinin suçu kabul ederken, diğerinin reddetmesi durumunda da menfaat çatışması doğabilir. Çünkü ikrar eden sanığın savunması, inkar eden sanığın aleyhine delil olarak kullanılabilir ve müdafi, ikrar eden sanığı savunurken inkar eden sanığın durumunu zorlaştırabilir (Y.6.CD E:2014/7091). **Menfaat Çatışmasının Varlığında Aynı Müdafiin Savunma Yapmasının Temel Sakıncası:** Temel sakınca, **savunma hakkının (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) kısıtlanması ve etkisiz hale gelmesidir.** Müdafi, bir sanığın lehine olan bir durumu savunurken, zorunlu olarak diğer sanığın aleyhine hareket etmek durumunda kalır. * **Objektif Savunma Yapamama:** Müdafi, her iki sanığa da eşit ve tam bir sadakatle hizmet edemez. Birini aklamak için yapacağı bir argüman, diğerinin suçlanmasına neden olabilir. Bu durum, müdafinin serbestçe ve sadece müvekkilinin lehine olacak şekilde savunma yapmasını engeller. * **Savunmada Zafiyet:** Müdafi, iki müvekkili arasında bir denge kurmaya çalışırken, hiçbirinin savunmasını tam ve etkin bir şekilde yapamayabilir. Bu durum 'savunmada zafiyet' yaratır. Örneğin, bir sanığın daha az ceza almasını sağlayacak bir savunma stratejisi, diğer sanığın daha fazla ceza almasına yol açacaksa, müdafi bu stratejiyi izlemekte tereddüt edebilir. Bu nedenlerle Yargıtay, menfaat çatışmasının varlığı halinde sanıkların aynı müdafi tarafından temsil edilmesini mutlak bir bozma nedeni olarak kabul etmektedir. Bu durum, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesindeki 'avukatın aynı işte menfaati zıt olan taraflara avukatlık edemeyeceği' yönündeki meslek kuralının da bir gereğidir.