Güveni kötüye kullanma suçunda (TCK m. 155) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 168) uygulanabilmesinin şartları ve sonuçları nelerdir? Soruşturma evresinde gösterilen etkin pişmanlık ile kovuşturma evresinde (hüküm verilmeden önce) gösterilen etkin pişmanlık arasında ceza indirimi oranı açısından ne gibi bir fark bulunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191386

Güveni kötüye kullanma suçu, TCK m. 168'de sayılan ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabildiği malvarlığına karşı suçlardandır. Etkin pişmanlığın temel şartı, failin suçu işledikten sonra, herhangi bir dış baskı olmaksızın, kendi iradesiyle pişmanlık göstererek suçun neden olduğu **maddi zararı tamamen gidermesidir.** Zararın giderilmesi, mağdura veya suçtan zarar görene iade, tazmin veya başka bir yolla olabilir. Kısmi giderme, etkin pişmanlık için yeterli değildir ancak rıza halinde uygulanabilir. Soruşturma evresi ile kovuşturma evresinde gösterilen etkin pişmanlık arasında ceza indirimi oranı açısından önemli bir fark vardır. Bu fark, faili zararı bir an önce gidermeye teşvik etmeyi amaçlar: 1. **Soruşturma Evresinde Etkin Pişmanlık:** Eğer fail, kamu davası açılmadan önce, yani soruşturma evresi devam ederken (savcılık aşamasında) mağdurun zararını tamamen giderirse, verilecek cezada **üçte ikiye (2/3) varan oranda** indirim yapılır. Bu, en yüksek indirim oranıdır. Örneğin, 15 ay ceza alması beklenen bir fail, 5 aya kadar indirilmiş bir ceza alabilir. 2. **Kovuşturma Evresinde (Hükümden Önce) Etkin Pişmanlık:** Eğer fail, kamu davası açıldıktan sonra, ancak mahkeme tarafından hüküm verilmeden önce zararı tamamen giderirse, verilecek cezada **yarısına (1/2) varan oranda** indirim yapılır. Aynı örnekte, 15 ay ceza alması beklenen failin cezası 7.5 aya inebilir. **Önemli Not:** Mahkeme hükmü verdikten sonra zararın giderilmesi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlamaz. İndirimden yararlanabilmek için zararın giderilmesinin mutlaka hükümden önce gerçekleşmesi gerekir.