Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1697 E., 2018/120 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocukların atılı hırsızlık suçunu işlemedikleri yönündeki değişmeyen savunmalarının aksini gösterir, diğer suça sürüklenen çocuğun 'atfı cürüm niteliğindeki beyanlarından başka mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı' halde mahkumiyetlerine karar verilmesi neden bozma nedeni olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189835

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1697 E., 2018/120 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocukların atılı hırsızlık suçunu işlemedikleri yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösterir, diğer suça sürüklenen çocuğun 'atfı cürüm niteliğindeki beyanlarından başka mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı' halde mahkumiyetlerine karar verilmesi bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi için suçun sabit olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunması zorunludur. Tek bir suç ortağının 'atfı cürüm' (suçu başkasına yükleme) niteliğindeki soyut beyanı, somut ve destekleyici başka delillerle güçlendirilmedikçe mahkumiyet için yeterli sayılamaz. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/1697 E., 2018/120 K., CMK Madde 223)