Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/274 K. sayılı kararında, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinden farklı olarak 'Tazminden çok pişmanlık' esasına dayandığı kabul edilmektedir. Bu farklılaşmanın hukuki sonucu nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/274 K. sayılı kararında (ve diğer emsal kararlarda), 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin, 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinden farklı olarak 'Tazminden çok pişmanlık' esasına dayandığı kabul edilmektedir. Bu farklılaşmanın hukuki sonucu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sadece zararın giderilmesinin (iade veya tazmin) yeterli olmamasıdır. Zararın giderilmesi, failin 'bizzat pişmanlık göstererek' ve bu pişmanlığının 'iradi' bir davranışla tezahürü olarak gerçekleşmelidir. Yani, malın cebri icra yoluyla ele geçirilmesi, failin iradesi dışında veya habersiz olarak üçüncü kişilerce zararın giderilmesi gibi durumlarda, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, TCK 168'in uygulanma şartları oluşmayacaktır. Esas olan, failin pişmanlığının fiili bir yansıması olarak zararı giderme çabasıdır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/274 K., TCK Madde 168)