5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesinde tutuklama istenildiğinde müdafi yardımının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu hükmün 'adil yargılanma hakkı' bağlamındaki önemi nedir?
CMK'nın 101/3. maddesi, 'Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.' hükmünü içerir. Bu hükmün 'adil yargılanma hakkı' bağlamındaki önemi çok büyüktür. Tutuklama, kişi hürriyetini kısıtlayan, çok ağır bir koruma tedbiridir. Şüpheli veya sanığın bu aşamada hukuki bilgisi ve savunma kapasitesi yetersiz kalabilir. Müdafiin hazır bulunması, şüphelinin/sanığın yasal hakları konusunda bilgilendirilmesini, usul hatalarının önlenmesini, delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde savunma açısından denge sağlanmasını temin eder. AİHM'in Salduz/Türkiye kararı başta olmak üzere birçok kararı, polis tarafından ilk kez sorgulanmasından itibaren avukata erişim hakkının adil yargılanmanın temel bir güvencesi olduğunu vurgulamıştır. Bu hüküm, bu uluslararası standartları karşılamayı amaçlar. (CMK Madde 101/3, AİHS Madde 6/3-c, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/441 E., 2020/468 K.)