Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/18743 E., 2018/6179 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atandıktan sonra, yargılama aşamasında 18 yaşını doldurması ve müdafi istemediğini beyan etmesi üzerine müdafiin yetkisinin ortadan kalktığı durumda hükmün tebliğ usulü nasıl olmalıdır?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/18743 E., 2018/6179 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğa (SSÇ) CMK 150/2 uyarınca zorunlu müdafi atandıktan sonra, bozma sonrası yargılama aşamasında SSÇ'nin 18 yaşını doldurması ve müdafi istemediğini beyan etmesi üzerine, daha önce baro tarafından görevlendirilen müdafiin yetkisinin 'ortadan kalktığı' kabul edilmiştir. Bu durumda, SSÇ'nin yokluğunda, müdafiin yüzüne karşı verilen kararın, müdafi tarafından temyiz edilmiş olsa dahi, gerekçeli kararın ve müdafiin temyiz dilekçesinin bizzat SSÇ'ye 'tebliğ edildiğine dair tebligat belgesine rastlanmadığı' için, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı belirtilmiştir. Hükmün, tebligat belgesi ile birlikte SSÇ'ye tebliğ edilerek (cezaevinde ise kendisine, değilse son bilinen adresine, oradan iade dönerse mernis adresine) müdafiin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi hususu da açıklanarak incelenmek üzere iadesi istenmiştir. Bu, tebligatın doğrudan muhataba yapılmasının önemini vurgular. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2016/18743 E., 2018/6179 K., CMK Madde 150/2)