Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/1816 E., 2017/3123 K. sayılı kararında, sanıkların tehdit ve cebir yoluyla katılandan aldıkları senedin sanığın evinde yapılan aramada ele geçmesinin 'rızai iade' sayılmaması ve kovuşturma aşamasında 1.000 TL ödenmesinin kısmi iade oluşturması durumunda, TCK 168 maddesiyle uygulama yapılmasının isabetsiz bulunmasının gerekçesi nedir?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/1816 E., 2017/3123 K. sayılı kararında, sanıkların tehdit ve cebir yoluyla aldıkları senedin sanığın evinde yapılan aramada ele geçmesinin 'rızai iade' sayılmadığı ve kovuşturma aşamasında katılanın 1.000 TL ödemesinin kısmi iade oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durumda, TCK 168. maddesiyle uygulama yapılmasının isabetsiz bulunmasının temel gerekçesi, kısmi iade nedeniyle 'katılanın rızasının sorulması gerektiği'nin gözetilmemesidir. TCK 168/4 maddesi uyarınca kısmi iade durumunda mağdurun rızası mutlak bir şarttır. Mağdurun rızası olmadan, kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. Ayrıca, arama sonucunda ele geçen malın 'rızai iade' sayılmaması da, etkin pişmanlığın failin kendi iradesine dayanması gerektiği prensibine dayanır. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2017/1816 E., 2017/3123 K., TCK Madde 168/4)