Etkin pişmanlık kurumunda 'failin iç dünyasına bakılıp gerçekten samimi olup olmadığı aranmaz' ifadesinin hukuki anlamı nedir? Bu durum, müessesenin uygulanmasında karşılaşılabilecek güçlükleri nasıl aşmayı amaçlar?
Bu ifade, etkin pişmanlık kurumunun sübjektif unsurunun (pişmanlık) pratik uygulamasını kolaylaştırmayı amaçlar. Hukuki anlamı, mahkemenin failin 'iç dünyasındaki' gerçek nedamet duygusunu bilimsel veya psikolojik yöntemlerle araştırmasının beklenmediği anlamına gelir. Bunun yerine, failin 'dışa yansıyan davranışlarının pişmanlığının tezahürü olarak kabul edilebilecek derecede iradi olması' yeterlidir. Örneğin, zararı gidermek için somut adımlar atması, çalınan malı iade etmesi veya suçun aydınlatılmasına katkıda bulunması gibi aktif ve gönüllü davranışlar, pişmanlığın göstergesi olarak kabul edilir. Bu yaklaşım, samimiyetin tespiti zorluğundan kaynaklanan güçlükleri aşarak, müessesenin daha objektif ve uygulanabilir bir şekilde işlev görmesini sağlar. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/687 E., 2019/703 K.)