Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/270 E., 2020/498 K. sayılı kararında, müdafi talebinde bulunmayıp savunmasını bizzat yapacağını beyan eden sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu için CMK 150/3 uyarınca müdafi atanmasının neden zorunlu olmadığı kabul edilmiştir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/270 E., 2020/498 K. sayılı kararında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan (TCK 314/2) yargılanan sanığa, müdafi talebinde bulunmayıp savunmasını bizzat yapacağını beyan etmesi üzerine CMK 150/3 uyarınca müdafi atanmasının zorunlu olmadığı kabul edilmiştir. Gerekçe, TCK 314/2'de temel hapis cezasının alt sınırının 'beş yıl' olarak belirlenmesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 'temel hapis cezasının artırılmasına dair düzenleme' içermesi üzerine yoğunlaşmıştır. Karar, kanun koyucunun TCK 66/3'te (dava zamanaşımı) nitelikli halleri açıkça göz önüne almasına rağmen, CMK 150/3'te (zorunlu müdafilik) bu tür artırım öngören nitelikli hallerin alt sınırı belirlemede dikkate alınması gerektiğine dair bilinçli bir düzenleme yapmamış olmasını vurgulamıştır. Dolayısıyla, temel cezanın alt sınırı beş yıl olduğu için, sanığın istemi yoksa zorunlu müdafi atanmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/270 E., 2020/498 K., TCK Madde 314/2, 3713 sayılı Kanun Madde 5, CMK Madde 150/3)