Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/38541 E., 2024/7972 K. sayılı kararında, 'iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi nedeniyle sanığın gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden TCK 168'in uygulanmamasına' karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilmiştir. Bu durum, etkin pişmanlıkta 'iradi' unsurun mutlaklığını nasıl vurgular?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/38541 E., 2024/7972 K. sayılı kararı, TCK 168'in 'pişmanlıktan kaynaklanan iade ve tazmini' esas aldığını vurgular. Karar, iade ve tazminin 'cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi' durumunda, sanığın 'gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden' etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğunu belirtmiştir. Bu karar, TCK 168'in temelini oluşturan 'iradi' unsurun mutlaklığını bir kez daha teyit eder. Failin özgür iradesiyle, gönüllü olarak zararı giderme çabası olmadan, yasal veya cebri yollarla malın geri alınması veya zararın tazmin edilmesi, kanunun aradığı pişmanlık ve etkin davranış şartlarını karşılamaz. Dolayısıyla, aktif ve iradi pişmanlık olmadan ceza indiriminden yararlanmak mümkün değildir. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38541 E., 2024/7972 K., TCK Madde 168)