Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/23612 E., 2014/8826 K. sayılı kararında, el koyma kararının 'içeriği ve niteliği itibariyle' kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği yönündeki çoğunluk görüşüne, karşı oyda hangi gerekçelerle itiraz edilmiştir? Özellikle 'mülkiyet hakkının korunması' ve 'makul süre' ilkeleri açısından karşı oy gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189729

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/23612 E., 2014/8826 K. sayılı kararındaki karşı oy, çoğunluğun 'el koyma kararına yapılan itiraz üzerine mercii tarafından verilen kararın içeriği ve niteliği itibariyle bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden istemin reddine' kararını usul ve yasaya uygun bulmamıştır. Karşı oyda şu gerekçeler belirtilmiştir: 1. **Gerekçesizlik:** Çoğunluk kararının 'içeriği ve niteliği' ifadesinden ne kastedildiğinin açık olmaması ve dolayısıyla Anayasa 141, AİHS 6. maddelerine aykırılık. 2. **Olağanüstü Yasa Yolu Gerekliliği:** El koyma kararı ve buna yapılan itiraz üzerine verilen ret kararının 'kesin' olması ve esas hükümle birlikte temyiz edilebilecek ara kararlarından olmaması. Bu durumda, yargılama süresince eşyasına el konulan kişinin yargılama sonucunu beklemek zorunda kalacağı, bunun 'telafisi güç hatta imkansız' zararlara (örn: iflas) yol açabileceği. 3. **Mülkiyet Hakkının Korunması ve Makul Süre:** El koyma tedbirinin mülkiyet hakkını (Anayasa 35, AİHS Ek 1. Protokol 1. madde) sınırladığı ve AİHM'in el koyma işlemlerinde 'makul süre'nin aşılmasının ihlal oluşturduğunu kabul etmesi. Yasa yararına bozma yolunun kabul edilmesinin, bu hak ihlallerini önleyeceği ve bireysel başvuru yoluna gidilmesini engelleyeceği vurgulanmıştır. Bu nedenlerle karşı oy, el koyma kararlarına karşı kanun yararına bozma yolunun açık olması gerektiğini savunmuştur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/23612 E., 2014/8826 K. - Karşı Oy, Anayasa Madde 35, AİHS Ek 1. Protokol Madde 1)