Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/687 E., 2019/703 K. sayılı kararında, etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için 'failin bu davranışının iradi olması' şartının sübjektif unsurunu nasıl teşkil ettiği açıklanmıştır? Cezadan kurtulma saiki bu iradi olma şartını etkiler mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/687 E., 2019/703 K. sayılı kararında, etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için 'failin bu davranışının iradi olması' şartının sübjektif unsurunu teşkil ettiği belirtilmiştir. Bu, failin suç sonrası zararı giderme, engelleme, düzeltme ya da tehlikeyi önleme gibi davranışlarını 'iradi yani gönüllü olarak' yapması gerektiği anlamına gelir. Tek başına haksızlığın sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik davranışta bulunmuş olması yeterli değildir. Ancak, önemli bir vurgu da şudur: 'Failin dışa yansıyan davranışının pişmanlığının tezahürü olarak kabul edilebilecek derecede iradi olması yeterli olup iç dünyasına bakılıp gerçekten samimi olup olmadığı aranmaz.' Ayrıca, 'sanığın davranışında cezadan kurtulma saiki de etkili olmuş olsa, önemli olan salt bu saikle hareket edilmemiş olmasıdır.' Bu, subjektif pişmanlık arayışının zorluğunu ve pratik olarak davranışın iradi niteliğine odaklanıldığını gösterir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/687 E., 2019/703 K.)