TCK 168'deki etkin pişmanlık hükmü, eski 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinden hangi temel esasta farklılaşmaktadır? Yargıtay bu farklılaşmayı nasıl vurgulamıştır?
765 sayılı TCK'nın 523. maddesi, Yargıtay'ın birçok kararında (örneğin 29.06.1955 tarihli ve 10-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) 'iade ve tazmin' esasına dayalı bir düzenleme olarak açıklanmıştır. Yani, eski düzenlemede zararın giderilmesi (iade ve tazmin) ön plandaydı. Ancak 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.05.2008 tarihli ve 127-147 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında ve öğretide hakim olan görüşe göre 'tazminden çok pişmanlık' esasına dayanmaktadır. Bu farklılaşma, yeni düzenlemede failin iradi, gönüllü ve bizzat pişmanlık göstererek zararı giderme çabasının merkeze alındığını, salt zararın cebri icra yoluyla veya failin iradesi dışında giderilmesinin yeterli olmadığını gösterir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/274 K., Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/517 E., 2016/154 K., TCK Madde 168 Gerekçesi)