Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2018/4317 E., 2018/11662 K. sayılı kararında, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın iddianame düzenlenmesi durumunda, CMK 174/1-c maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmesi ne yönden isabetli bulunmuştur? Ayrıca, birden fazla şüphelinin olduğu durumda uzlaştırma işleminin değerlendirilmesi nasıl yapılır?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2018/4317 E., 2018/11662 K. sayılı kararında, basit yaralama suçu gibi uzlaştırmaya tabi bir suçta, uzlaştırma işlemleri yapılmaksızın iddianame düzenlenmesi, CMK'nın 174/1-c maddesinde yer alan 'Ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir' hükmü gereğince hukuka aykırı bulunmuştur. Karar, suç ve cezaların şahsiliği prensibi gereğince, birden fazla şüphelinin olduğu durumlarda 'uzlaştırma işleminin her bir mağdur ve şüpheli yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği'ni vurgulamıştır. Bir şüphelinin üzerine atılı suç uzlaştırmaya tabi değilse dahi, diğer şüphelinin suçu uzlaştırmaya tabi ise uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği, aksi genellemenin uzlaştırma müessesesinin amacına aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle iddianamenin iadesi kararı yerinde görülmüştür. (Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2018/4317 E., 2018/11662 K., CMK Madde 174/1-c, CMK Madde 253/3)