Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3765 E., 2017/7401 K. sayılı kararında, 'karşılıksız yararlanma' suçlarında 6352 sayılı Kanun ile getirilen özel etkin pişmanlık düzenlemesinin (TCK 168/5) uygulanabilmesi için, katılan kurumun uğradığı zararın sanığa bildirilmesi usulü ve bunun dava şartı niteliği nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3765 E., 2017/7401 K. sayılı kararında, karşılıksız yararlanma suçlarında TCK 168/5'in uygulanabilmesi için katılan kurumun uğradığı zararın (vergisi dahil cezasız tutarı) soruşturma merciince sanığa bildirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, ödeme süresi ve yerinin sanığa bildirilmeden, bildirime dair belgenin dosyaya konulmadan ve sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması durumunda bunun 'iddianamenin iadesi sebebi' olduğu belirtilmiştir. Bu durum, karşılıksız yararlanma suçunda zararın giderilmesinin bir 'kovuşturma koşulu' haline geldiğini ve bu koşul gerçekleşmeden davanın açılamayacağını göstermektedir. Dolayısıyla, bu usulü yerine getirmeden dava açılması veya yargılamaya devam edilmesi, eksik işlem ve bozma nedeni sayılmıştır. (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2015/3765 E., 2017/7401 K., TCK Madde 168/5, CMK Madde 174/1-c)