Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/654 E., 2017/333 K. sayılı kararında, iştirak halinde işlenmiş suçlarda suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için 'iade ve tazmin' şartı aranır mı? Peki 'pişmanlık' şartı nasıl aranır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/654 E., 2017/333 K. sayılı kararına göre, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, 'artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için 'iade ve tazmin' şartı aranmayacaktır'. Ancak, TCK'nın 168. maddesinin tazminden çok 'pişmanlık' esasına dayandığı gözetildiğinden, zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının 'en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları' gerekmektedir. Bu karar, zararın giderilmesinin başkası tarafından yapılması halinde dahi, ilgili sanığın fiili ve iradi pişmanlığını göstermesinin zorunlu olduğunu vurgular. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/654 E., 2017/333 K., TCK Madde 168)