TCK 168 ve CMK 150/3 maddelerinin ilgili Yargıtay kararlarında nitelikli hal veya ağırlaştırıcı nedenlerin, zorunlu müdafi atanması için öngörülen beş yıllık ceza sınırının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği kabul edilirken, bu durumun yargılama usulünde 'adalet' ve 'eşitlik' ilkeleri açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189657

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/290 E., 2022/439 K. sayılı kararı gibi içtihatlarda, CMK 150/3'te öngörülen beş yıllık ceza sınırının belirlenmesinde, suçun temel şekli yanında nitelikli halleri ve ağırlaştırıcı nedenlerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, 'adalet' ve 'eşitlik' ilkeleri açısından büyük önem taşır. Çünkü bir suçun nitelikli hali veya ağırlaştırıcı nedeni, fail hakkında öngörülen cezayı önemli ölçüde artırarak, sanığın karşılaşacağı hukuki riskin ciddiyetini yükseltir. Sadece temel cezayı dikkate almak, cezanın artmasıyla birlikte savunma ihtiyacı artan sanıkların müdafi yardımından mahrum kalmasına neden olabilir. Bu durum, 'silahların eşitliği' prensibine aykırılık teşkil eder. Bu yorum değişikliği, sanığın savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamayı ve hukuk devleti ilkesine uygun bir yargılama süreci sunmayı amaçlamaktadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/290 E., 2022/439 K.)