Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/17243 E., 2018/4339 K. sayılı kararında, soruşturma aşamasında baro tarafından atanan müdafiin görevinin ne zaman sona ereceği ve zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum bulunmaması halinde sanık hakkında verilen hükmün tebliğinin nasıl yapılması gerektiği değerlendirilmiştir?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/17243 E., 2018/4339 K. sayılı kararına göre, soruşturma aşamasında sanık için müdafi olarak görevlendirilen avukatın görevi, iddianamenin kabul kararı verilmesiyle birlikte sona erebilir. Ayrıca, bozma öncesi yapılan yargılamada sanığın müdafi istemediğini belirtmesi ve CMK 150/2-3 maddeleri gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum bulunmaması halinde, soruşturma aşamasında atanan bu müdafiin sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmaz. Bu durumda, yokluğunda verilen kararın bizzat sanığa tebliğ edilmesi gerekmektedir. Tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca öncelikle sanığın bildirdiği son bilinen adresine, buradan tebligat yapılamaması halinde ise adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılması zorunludur. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/17243 E., 2018/4339 K., CMK Madde 150/2-3, Tebligat Kanunu Madde 10)