Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1588 E., 2018/248 K. sayılı kararında, çalıntı aracın terk halde bırakıldığı yerde ele geçirilmesi durumunda, TCK 168'deki 'rızai iade' şartının oluşup oluşmadığı nasıl değerlendirilmiştir? Bu durum, etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilirliği açısından neden önemlidir?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1588 E., 2018/248 K. sayılı kararında, çalıntı aracın terk halde bırakıldığı yerde ele geçirilmesi nedeniyle aracın müştekiye tesliminde 'rızai iade' bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, failin pişmanlık duyarak zararı kendi iradesiyle, aktif bir davranışla gidermesi gerekmektedir. Malın terk edilmesi veya cebren bulunması halinde, failin bu iradi ve aktif pişmanlık davranışının varlığından söz edilemez. Dolayısıyla, rızai iade veya tazmin, etkin pişmanlığın temel unsurlarından biridir ve bu unsurun eksikliği, hükmün uygulanamamasına yol açar. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/1588 E., 2018/248 K., TCK Madde 168)