Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/67 K. sayılı kararında, sanık hakkında aynı eyleme ilişkin iki ayrı nitelikte karar (HAGB ve zamanaşımı nedeniyle düşme) bulunması ve bunlardan HAGB'nin kesinleşmesinden sonra zühulen verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünün hukuki geçerliliği nasıl değerlendirilmiştir? Bu durum kanun yararına bozmaya konu edilebilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/67 K. sayılı kararında, sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak verilmiş iki ayrı karardan (HAGB'nin kesinleşmesi ve sonradan zühulen verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmü) bahsedilmektedir. Karar, HAGB kararının kesinleşmesinden sonra zühulen verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünün 'hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını', yani 'yok hükmünde' olduğunu belirtmiştir. Yok hükmünde bulunan bu kararın, kesinleşerek hukuk dünyasında sonuç doğurmasının söz konusu olmayacağı ve koşulları gerçekleşmediğinden kanun yararına bozma incelemesi sonucunda Yargıtayca bozulmasının da mümkün olmadığına karar verilmiştir. Özel Dairece bu husustaki bir talep üzerine, hükmün hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle yetinilerek kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/67 K., CMK Madde 309)