CMK'da tutuklama istenildiğinde (CMK 101/3) müdafi atanması zorunluluğu bulunmakta mıdır? Yargıtay, bu zorunluluğun tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda veya tutuklu yargılamalarda da geçerli olup olmadığını nasıl değerlendirmektedir?
Evet, 5271 sayılı CMK'nın 101. maddesinin üçüncü fıkrası açıkça, 'Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır' şeklinde düzenleme getirmiştir. Bu, ilk tutuklama talebi aşaması için mutlak bir müdafi zorunluluğudur. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/441 E., 2020/468 K. sayılı kararı ve 2022/290 E., 2022/439 K. sayılı kararı, kanunun tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda ve sanığın tutuklu olduğu yargılamalarda müdafi atanmasına ilişkin 'zorunluluk hali düzenlemediğini' belirtmektedir. Bu durum, ilk aşamada müdafi atanmasıyla savunma hakkının temel güvencesinin sağlandığı ve sonrasında sanığın müdafi talebinde bulunma hakkının saklı olduğu prensibine dayanır. (CMK Madde 101/3, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/441 E., 2020/468 K., Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/290 E., 2022/439 K.)