Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarihli ve 2013/11-148 E., 2014/87 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcılarının, şirketlerin malvarlığına el koyma taleplerini 'uygulamanın yerinde olduğuna ilişkin' görüşle reddetmelerinin 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturup oluşturmadığı nasıl değerlendirilmiştir? Görevi kötüye kullanma suçunun maddi unsurları bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189607

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/11-148 E., 2014/87 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcılarının, şüphelilerin şirket malvarlığına konulan tedbirin kaldırılması taleplerini 'uygulamanın yerinde olduğuna ilişkin' hukuki mütalaayla reddetmelerinin 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturmadığına karar verilmiştir. TCK 257/1'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesinin yanı sıra, bu aykırı davranışın 'kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması' sonuçlarını doğurması gerekmektedir. Kararda, Cumhuriyet savcılarının bu eyleminin Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca yargı yetkisi ve takdirinin kullanılması kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Ayrıca, Tapu Sicil Müdürlüklerinin benzer durumlarda şirket tüzel kişiliğine ait taşınmazlara da tedbir koyma uygulaması sürdürdüğü ve şirket hissedarlarının hakim ortak konumunda bulunmaları nedeniyle kişilerin mağduriyetine neden olma şartının da somut olayda gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Dolayısıyla, görevin gereklerine aykırı hareket etme unsuru olsa bile, suçun diğer maddi unsurları olan 'mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat' oluşmadığı için suç oluşmamıştır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/11-148 E., 2014/87 K., TCK Madde 257/1)