CMK Madde 309 uyarınca kanun yararına bozma kararı verildikten sonra, bozulan karar veya hükmün türüne ve bozma nedenine göre yapılacak işlemler ve doğuracağı sonuçlar nasıl farklılaşır? Özellikle mahkûmiyet hükümlerindeki usul hatalarına ilişkin bozmalarda ceza ne yönde etkilenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189597

CMK Madde 309'un dördüncü fıkrası, bozma sonrası yapılacak işlemleri ve sonuçları bozulan hüküm veya kararın türüne göre düzenler: * **Davanın esasını çözmeyen kararlar (örneğin CMK 223'te tanımlananlar) ilişkin bozma (a bendi):** Kararı veren hakim veya mahkeme gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. Burada yargılamanın tekrarlanması yasağı uygulanmaz, lehe/aleyhe sonuçtan söz edilemez. * **Mahkûmiyete ilişkin hükmün davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldıran/kısıtlayan usul işlemlerine ilişkin bozma (b bendi):** Kararı veren hakim veya mahkemece yeniden yargılama yapılır ve gereken hüküm verilir. Ancak bu hüküm, 'önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.' Bu, sanık aleyhine bozma yasağının bir yansımasıdır. * **Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin bozma (c bendi):** Aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. (Örneğin, kabahatler hukukunda idari para cezası iptali kararları) * **Hükümlünün cezasının kaldırılmasını veya daha hafif bir ceza verilmesini gerektiren bozma (d bendi):** Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. Bu durumda da yargılamanın tekrarlanması yasağı nedeniyle yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmaz. (CMK Madde 309/4, CMK Madde 309 Gerekçesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/344 E., 2020/369 K.)