Bir soruşturmada, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmamasına rağmen, şüphelinin şikayetçinin zararını gidermesi, tek başına suçun işlendiğine ve sanığın mahkumiyetine dair bir delil olarak kabul edilebilir mi? YCGK 2020/194 E., 2023/72 K. sayılı kararı bu konuda ne gibi bir ilke ortaya koymuştur?
Hayır, kabul edilemez. YCGK 2023/72 K. sayılı kararı, bu konuda önemli bir ilkeyi teyit etmiştir. Etkin pişmanlık kapsamında zararın giderilmesi, bir ceza indirimi nedenidir ve ancak suçun sübut bulduğu durumlarda uygulama alanı bulur. Bir kişinin, hakkındaki suçlamadan kurtulmak, yargılamanın getireceği külfetlerden kaçınmak veya husumetin bitmesini sağlamak gibi çeşitli nedenlerle, aslında işlemediği bir suçun zararını karşılaması mümkündür. Bu nedenle, zararın giderilmiş olması, tek başına bir 'ikrar' veya 'suçun işlendiğine dair delil' olarak kabul edilemez. Ceza muhakemesinin temel ilkesi olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) prensibi gereğince, mahkumiyet için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin varlığı şarttır. Zararın giderilmesi, bu delilleri destekleyen bir yan kanıt olabilir, ancak tek başına mahkumiyete yeterli değildir. Kararda da belirtildiği gibi, sanığın tüm aşamalarda suçu inkâr etmesi ve aleyhine başka delil bulunmaması halinde, sırf zararı giderdiği için mahkumiyet kararı verilemez.