Bir sanık hakkında CMK m. 150/3 uyarınca zorunlu müdafi görevlendirilmiştir. Mahkeme, sanığın haberi olmaksızın atanan bu müdafinin yüzüne karşı hükmü tefhim etmiş ve müdafi temyiz etmemiştir. Hükmü daha sonra öğrenen sanık, yasal süre geçtikten sonra temyiz başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuru geçerli midir? Yargıtay'ın 'zorunlu müdafi atamasından sanığın haberdar edilmesi' ilkesini (örneğin, 6. CD 2014/8835 E.) açıklayınız.
Başvuru geçerlidir ve süresinde kabul edilmelidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin, 6. CD 2014/8835 K. sayılı kararda atıf yapılan CGK kararları), sanığa kendi talebi olmaksızın atanan zorunlu müdafiden sanığın haberdar edilmesi esastır. Sanık, kendisini kimin savunduğunu, bu müdafinin haklarını ne ölçüde takip ettiğini bilme hakkına sahiptir. Sanığın atanan müdafiden haberdar edilmediği durumlarda, müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ, sanık açısından hukuki sonuç doğurmaz ve temyiz süresini başlatmaz. Bu gibi durumlarda, hükmün ayrıca sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir ve temyiz süresi bu tebliğden itibaren başlar. Dolayısıyla, örneğimizdeki sanığın başvurusu, kendisine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı için süresinde kabul edilmeli ve temyiz incelemesi yapılmalıdır.