Bir yargılamada mahkeme, aynı eyleme ilişkin olarak önce 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına' karar verip bu karar kesinleştikten sonra, sehven davanın halen devam ettiğini düşünerek aynı dosya üzerinden bu kez 'zamanaşımı nedeniyle düşme' kararı vermiştir. Hukuken geçerli olmayan ikinci karardaki hukuka aykırılık CMK m. 309 kanun yararına bozma yoluyla giderilebilir mi? YCGK 2019/67 sayılı kararının 'hukuken yok hükmünde olan karar'a yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189576

Giderilemez. YCGK 2019/67 sayılı kararında bu durumu netleştirmiştir. Bir dava hakkında HAGB kararı verilip bu karar kesinleştiğinde, o dosya için yargılama sona ermiş ve dosya derdest olmaktan çıkmıştır (denetim süresi hariç). Mahkemenin daha sonra aynı dosya için verdiği ikinci bir karar (örneğin düşme kararı), hukuken bir temelden yoksun olduğu için 'yok hükmünde'dir. Kanun yararına bozma (CMK m. 309), hukuken var olan ancak hukuka aykırı olan ve kesinleşmiş kararlar için öngörülmüş bir yoldur. Hukuken hiç doğmamış, yok hükmünde bir kararın ise bozulması söz konusu olamaz. Bu gibi durumlarda, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay'ın yapması gereken, talebe konu kararın 'hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle' kanun yararına bozma istemini reddetmektir. Bu tespit, sicil kayıtlarındaki olası karışıklıkları önlemek için önemlidir, ancak bir bozma işlemi değildir.