CMK m. 150/2 uyarınca, 'kendisini savunamayacak derecede malul' olan sanığa zorunlu müdafi atanır. Sanığın %70 oranında kronik psikoz teşhisi içeren bir sağlık kurulu raporu sunması, bu şartın gerçekleştiği anlamına gelir mi? Mahkeme bu durumda nasıl bir usul izlemelidir? Yargıtay 2. CD 2016/328 E., 2018/6041 K. kararını esas alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189567

Bu rapor, 'kendisini savunamayacak derecede malul' olabileceğine dair ciddi bir şüphe oluşturur ve mahkemenin resen harekete geçmesini gerektirir. Yargıtay 2. CD 2018/6041 K. sayılı kararında da benzer bir durumda izlenmesi gereken yolu göstermiştir. Mahkeme öncelikle: 1. **Zorunlu Müdafi Atamalıdır:** Sanığın bu raporu sunmasıyla birlikte, savunmasını etkin bir şekilde yapıp yapamayacağı konusunda ciddi bir tereddüt oluştuğundan, derhal CMK m. 150/2 uyarınca bir müdafi görevlendirmelidir. 2. **Adli Tıp Raporu Aldırmalıdır:** Mahkeme, sanığın suç tarihindeki cezai ehliyetinin (TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı olup olmadığı) ve mevcut durumda yargılamayı takip etme ve savunma yapma yeteneğinin (maluliyet durumu) tespiti için Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden rapor aldırmalıdır. 3. **Sonuca Göre Karar Vermelidir:** Gelecek rapora göre sanığın hukuki durumunu (örneğin, TCK m. 32'nin uygulanıp uygulanmayacağı, yargılamaya devam edilip edilmeyeceği) yeniden değerlendirmelidir. Sadece %70'lik rapora dayanarak yargılamaya devam etmek, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur ve bozma nedenidir.