Suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) eyleminin, TCK m. 145 kapsamında 'değerin azlığı' nedeniyle cezada indirim veya ceza vermekten vazgeçmeyi gerektirecek nitelikte olduğu bir hırsızlık olayında, mahkemenin TCK m. 145'i uygulamaması, ek savunma hakkı (CMK m. 226) açısından bir ihlal oluşturabilir mi? (Bkz. Yargıtay 2. CD 2015/1465 E., 2018/64 K.)
Evet, oluşturabilir. Yargıtay 2. CD 2018/64 K. kararında bu duruma işaret edilmiştir. Eğer iddianamede, sanığın eylemi TCK m. 145'in uygulanması talebiyle nitelendirilmişse (yani 'değeri az olan malı çalmak' şeklinde bir anlatım varsa), mahkemenin bu maddeyi uygulamayarak, suçun basit veya nitelikli hırsızlık olduğuna karar vermesi, suçun hukuki niteliğinde sanık aleyhine bir değişiklik anlamına gelir. CMK m. 226 uyarınca, sanık, iddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi ihtimaline karşı uyarılır ve kendisine ek savunma hakkı tanınır. İddianamede TCK m. 145'in uygulanması talep edilmişken, mahkemenin bu lehe hükmü uygulamayarak daha ağır bir suç olan TCK m. 141 veya m. 142'den hüküm kurması, sanığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu nedenle mahkeme, TCK m. 145'i uygulamayacaksa, sanığa bu konuda ek savunma hakkı vermelidir. Vermemesi, bozma nedenidir.