5271 sayılı CMK'nın 128. maddesi uyarınca el konulan bir kara ulaşım aracının, el koyma kararından sonra 'bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri almak ve istendiğinde derhal iade edilmek koşuluyla' yediemin olarak malikine (şüpheli/sanık) teslim edilmesi (CMK m. 131/5) mümkün müdür? Bu uygulamanın amacı nedir?
Evet, mümkündür. CMK m. 131/5, bu imkanı açıkça tanımaktadır. El konulan eşyanın, bakım ve gözetiminin sağlanması ve çürümesinin, değer kaybetmesinin önlenmesi amacıyla, soruşturmada savcılık veya kovuşturmada mahkeme tarafından, bir teminat karşılığında veya teminatsız olarak, muhafaza edilmek üzere şüpheliye, sanığa veya başka bir kişiye (yediemin olarak) teslim edilebileceğini düzenler. Bu uygulamanın amacı çifttir: 1. **Mülkiyet Hakkına Müdahalenin Orantılılığı:** El koyma, bir koruma tedbiridir ve mülkiyet hakkına yapacağı müdahale asgari düzeyde tutulmalıdır. Özellikle bir aracın, aylarca veya yıllarca bir yediemin otoparkında beklemesi, çürümesine, bozulmasına ve ciddi değer kaybetmesine neden olur. Aracın, siciline şerh düşüldükten sonra, bakımını yapması ve istendiğinde getirmesi koşuluyla malikine teslim edilmesi, bu orantısız zararı önler. 2. **Kamu Külfetinin Azaltılması:** El konulan araçların muhafazası (otopark ücreti, bakım masrafları vb.) devlet için ciddi bir mali külfet oluşturmaktadır. Aracın malikine yediemin olarak teslimi, devleti bu külfetten kurtarır. Dolayısıyla, el koyma tedbirinin asıl amacı olan 'malın devrini önleme' işlevi sicile şerh ile sağlandıktan sonra, malın fiziken malikinde kalması, hem mülkiyet hakkının korunması hem de kamu yararı açısından daha akılcı ve orantılı bir çözümdür.