5271 sayılı CMK'nın 128. maddesindeki el koyma tedbiri, sadece Türkiye'deki malvarlığı değerleri için mi uygulanabilir, yoksa şüphelinin yurt dışındaki bir banka hesabına veya taşınmazına da bu madde uyarınca el konulabilir mi?
CMK m. 128, kural olarak Türkiye'nin egemenlik alanı içindeki malvarlığı değerleri için doğrudan uygulanabilir bir tedbirdir. Bir Türk mahkemesinin veya savcılığının, yabancı bir ülkedeki bir bankaya veya tapu sicil müdürlüğüne doğrudan talimat vererek el koyma kararı icra ettirme yetkisi yoktur. Bu, devletlerin egemenlik eşitliği ilkesine aykırıdır. Ancak, şüphelinin yurt dışındaki malvarlığına el konulması, 'adli yardımlaşma' yoluyla mümkündür. Süreç şu şekilde işler: 1. Türk mahkemesi, CMK m. 128 uyarınca, şüphelinin yurt dışındaki malvarlığına el konulmasına karar verir. 2. Bu karar, Adalet Bakanlığı aracılığıyla, malvarlığının bulunduğu ülkenin yetkili makamlarına iletilir. 3. Bu talep, Türkiye ile o ülke arasında bir 'suçluların iadesi ve adli yardımlaşma anlaşması' varsa, bu anlaşma hükümlerine göre; anlaşma yoksa, 'karşılıklılık (mütekabiliyet)' ilkesine göre o ülkenin yetkili makamları tarafından değerlendirilir. 4. Eğer yabancı ülke makamları talebi kabul ederse, el koyma işlemini kendi iç hukuklarına göre kendileri icra eder ve sonucu Türk makamlarına bildirir. Dolayısıyla, CMK m. 128 doğrudan uygulanamaz, ancak uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları aracılığıyla dolaylı olarak uygulanması ve yurt dışındaki suç gelirlerinin dondurulması mümkündür.