5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesindeki 'kendisini savunamayacak derecede malul' olma halinin tespiti için mahkemenin mutlaka Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alması zorunlu mudur? Tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya üniversite hastanesinden alınan bir sağlık kurulu raporu yeterli kabul edilebilir mi?
Mahkemenin mutlaka Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alması zorunlu değildir. Tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya bir üniversite hastanesinin ilgili ana bilim dalından (genellikle Psikiyatri veya Nöroloji) alınan, konunun uzmanı hekimlerin imzasını taşıyan bir sağlık kurulu raporu da yeterli kabul edilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu, bilirkişi incelemesi için belirli bir kurumu zorunlu tutmamaktadır. Önemli olan, raporun, konunun uzmanı olan, tarafsız ve yetkili bir merci tarafından, bilimsel ve objektif kriterlere göre hazırlanmış olmasıdır. Adli Tıp Kurumu, bu tür konularda en uzmanlaşmış ve merkezi kurum olduğu için, özellikle çelişkili veya karmaşık durumlarda mahkemeler tarafından sıklıkla tercih edilir. Ancak bu bir zorunluluk değil, bir tercihtir. Eğer dosyaya sunulan veya mahkemece aldırılan bir devlet veya üniversite hastanesi raporu, sanığın 'kendisini savunamayacak derecede malul' olup olmadığı konusunda yeterince açık, gerekçeli ve kanaat oluşturucu ise, mahkeme bu rapora dayanarak karar verebilir. Yeni bir rapor için Adli Tıp Kurumu'na gönderme zorunluluğu yoktur. Ancak, mevcut rapor yetersiz veya çelişkili ise, mahkeme nihai bir karar için dosyayı Adli Tıp Kurumu'na göndermelidir.