Bir sanık, hırsızlık suçundan yargılanırken, zararı kovuşturma aşamasında tamamen gidermiştir. Mahkeme, TCK m. 168/2 uyarınca indirim yapmayı unutarak mahkumiyet kararı vermiştir. Karar, sanık tarafından temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, bu duruma karşı kanun yararına bozma talebinde bulunursa, Yargıtay'ın vereceği karar ne olur?
Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay, hükmü kanun yararına bozar ve sanık lehine olan bu hukuka aykırılığı doğrudan düzeltir. Süreç şu şekilde işler: 1. TCK m. 168/2'nin uygulanmaması, koşulları oluştuğu halde sanık lehine olan emredici bir kanun hükmünün ihlalidir. Bu, CMK m. 309 kapsamında bir 'hukuka aykırılık' oluşturur. 2. Yargıtay, bu hukuka aykırılığın, sanığa 'daha hafif bir cezanın verilmesini' gerektirdiğini tespit eder. 3. Bu durum, yeniden yargılama veya delil takdiri gerektirmediği için, Yargıtay, CMK m. 309/4-d uyarınca 'doğrudan hükmetme' yetkisini kullanır. 4. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozar ve ilk hükümdeki temel ceza üzerinden TCK m. 168/2 uyarınca (yarısına kadar olan takdir hakkını da kullanarak, genellikle 1/2 oranında) indirimi kendisi uygular ve yeni, daha hafif olan sonuç cezayı belirler. Bu karar kesindir ve infaz bu yeni hükme göre yapılır.