TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık, suçun işlenmesinden sonra 'failin, azmettirenin veya yardım edenin' pişmanlık göstermesi halinde uygulanır. Bu sayım tahdidi (sınırlı) midir? Örneğin, suça iştirak etmeyen ancak failin yakın arkadaşı olan bir kişinin, failin rızasıyla zararı gidermesi halinde, fail bu hükümden yararlanabilir mi?
Evet, yararlanabilir. Kanun metnindeki 'failin, azmettirenin veya yardım edenin' sayımı, pişmanlık iradesini gösterebilecek ve bu indirimden 'doğrudan' yararlanabilecek kişileri belirtir. Ancak bu, zararı giderme eyleminin fiziken bu kişilerden başkası tarafından yapılamayacağı anlamına gelmez. Önemli olan, zararın giderilmesinin, kanunda sayılan bu kişilerden birinin (örneğimizde failin) 'pişmanlık iradesine' dayanmasıdır. Eğer failin yakın arkadaşı, zararı failin bilgisi, onayı ve talebi doğrultusunda, yani onun adına hareket ederek gideriyorsa, bu eylem hukuken failin eylemi sayılır. Arkadaş burada sadece bir 'aracı' konumundadır. Eylemin arkasındaki irade faile aittir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir (Bkz. YCGK 2017/120 E., 2019/135 K.). Failin, zararı gidermeye yönelik iradesini ortaya koyması ve bu gidermeye karşı çıkmaması yeterlidir. Dolayısıyla, failin rızası ve yönlendirmesiyle bir yakını tarafından yapılan ödeme, etkin pişmanlığın uygulanması için geçerlidir. Sayım, indirime hak kazanacak 'suç ortaklarını' belirtir, zararı fiilen giderecek 'aracıları' sınırlamaz.