5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesindeki 'çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise' ifadesindeki 'ise' bağlacı, bu üç şartın bir arada bulunması gerektiği (kümülatif) şeklinde mi, yoksa herhangi birinin varlığının yeterli olduğu (alternatifli) şeklinde mi yorumlanmalıdır?
Bu ifade, şartların 'alternatifli' olduğu, yani herhangi birinin varlığının zorunlu müdafiliği gerektirmek için yeterli olduğu şeklinde yorumlanmalıdır. Cümlenin dilbilgisi yapısı ve maddenin amacı bu yorumu desteklemektedir. - **Dilbilgisi Yorumu:** Cümledeki şartlar (çocuk, malul, sağır ve dilsiz) virgülle ayrılmış ve sonda 'ise' bağlacı kullanılmıştır. Bu yapı, genellikle her bir unsurun tek başına yeterli olduğunu gösterir. Eğer şartlar kümülatif olsaydı, 'çocuk ve kendisini savunamayacak derecede malul ve sağır ve dilsiz ise' gibi 've' bağlacıyla kurulması beklenirdi. - **Amaçsal Yorum:** Maddenin amacı, savunma yeteneği zayıf olduğu varsayılan kişileri korumaktır. Bu zayıflık, tek başına çocuk olmaktan, tek başına malul olmaktan veya tek başına sağır ve dilsiz olmaktan kaynaklanabilir. Kanun koyucunun, bu dezavantajlardan sadece birine sahip olan birini koruma dışı bırakarak, ancak üçüne birden sahip olan (ki bu neredeyse imkansız bir durumdur) birini korumayı amaçladığı düşünülemez. Bu, kurumun ruhuna ve adil yargılanma hakkına aykırı olurdu. Dolayısıyla, şüpheli/sanık sadece çocuksa, veya sadece kendisini savunamayacak derecede malulse, veya sadece sağır ve dilsizse, bu hallerden herhangi birinin varlığı, CMK m. 150/2 uyarınca zorunlu müdafi atanması için yeterlidir.