5271 sayılı CMK'nın 128. maddesi uyarınca el konulan bir malvarlığı değerinin (örneğin bir arsa) şüpheliye ait olmadığı, üçüncü bir kişiye ait olduğu yargılama sırasında anlaşılmıştır. Ancak bu üçüncü kişinin, şüphelinin suç işlemesine yardım ettiği veya suçtan menfaat sağladığına dair de şüpheler bulunmaktadır. Bu durumda, el koyma kararının akıbeti ne olur?
Bu durumda, el koyma kararının hukuki dayanağı ve niteliği değişebilir, ancak tedbirin devam etmesi mümkündür. İzlenecek yol şöyledir: 1. **Üçüncü Kişinin Soruşturmaya Dahil Edilmesi:** Eğer üçüncü kişinin suça iştirak ettiğine (yardım eden, azmettiren) veya suçtan menfaat sağladığına dair yeterli şüphe oluşursa, Cumhuriyet Savcılığı, bu üçüncü kişi hakkında da ek bir soruşturma başlatmalı veya mevcut soruşturmaya onu da 'şüpheli' olarak dahil etmelidir. 2. **El Koyma Kararının Dayanağının Değişmesi:** Bu durumda, malvarlığına el konulmasının dayanağı, artık 'şüphelinin malvarlığı' olması değil, 'suça iştirak eden yeni şüphelinin malvarlığı' veya 'suçtan elde edilen ve üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunan malvarlığı' haline gelir. El koyma tedbiri, bu yeni hukuki statü üzerinden devam ettirilir. 3. **Müsadere İmkanı:** Yargılama sonunda, eğer üçüncü kişinin suça iştiraki veya suçtan haksız menfaat sağladığı (TCK m. 55/2) ispatlanırsa, ona ait olan bu malvarlığının da müsaderesine karar verilebilir. Eğer üçüncü kişinin suçla hiçbir ilgisinin olmadığı (iyi niyetli olduğu) kesin olarak anlaşılırsa, el koyma kararının derhal kaldırılması ve malvarlığının kendisine iade edilmesi gerekir. Özetle, malın mülkiyetinin üçüncü kişiye ait olması tek başına el koymayı kaldırmak için yeterli değildir; bu üçüncü kişinin suçla olan ilişkisinin de aydınlatılması gerekir.