Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, CMK m. 232'ye aykırı olarak, farklı eylemler için ayrı ayrı uygulama yapılmadan 'toplu uygulama' yapılarak kurulduğu anlaşılmıştır. Karar kesinleşmiştir. Bu usul hatası, kanun yararına bozma konusu yapılabilir mi? (Bkz. Yargıtay 6. CD 2015/3937 E., 2018/1640 K.)
Evet, yapılabilir. CMK m. 232, hükmün gerekçesinde ve fıkrasında hangi unsurların yer alması gerektiğini açıkça düzenler. Eğer sanık birden fazla suçtan yargılanıyorsa, her bir suç için ayrı ayrı temel cezanın belirlenmesi, artırım ve indirimlerin tek tek gösterilmesi ve sonuç cezanın her suç için ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Mahkemenin, tüm suçları birleştirerek tek bir 'toplu uygulama' yapması ve tek bir sonuç cezaya ulaşması, CMK m. 232'nin ve cezanın bireyselleştirilmesi ilkesinin açık bir ihlalidir. Bu, hükmün denetimini imkansız hale getiren ve hangi suçtan ne kadar ceza verildiğini belirsiz kılan ciddi bir usul hatasıdır. Yargıtay 6. CD 2018/1640 K. kararında da bu durum bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Kesinleşmiş bir hükümdeki bu tür bariz bir usul hatası, CMK m. 309 uyarınca kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Yargıtay, bu durumda kararı, yeniden usulüne uygun ve denetime elverişli bir hüküm kurulması için CMK m. 309/4-b uyarınca bozar.