5271 sayılı CMK m. 150/1, 'Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.' demektedir. Bir sanığın, 'müdafi seçebilecek durumda olmaması' hali, sadece mali yetersizliği mi ifade eder? Örneğin, yurt dışında bulunan veya iletişim imkanları kısıtlı olan bir sanık bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
Hayır, bu ifade sadece mali yetersizliği kapsamaz; daha geniş yorumlanmalıdır. 'Müdafi seçebilecek durumda olmama' hali, kişinin bir müdafi ile hukuki ilişki kurmasını engelleyen her türlü fiili veya hukuki imkansızlığı içerir. Bu kapsamda: - **Mali Yetersizlik:** En yaygın ve açık durumdur. Kişinin avukatlık ücretini karşılayacak maddi gücünün olmaması. - **Fiili İmkansızlık:** Kişinin, müdafi seçmesini fiilen engelleyen durumlar da bu kapsama girer. Örneğin: - Yurt dışında bulunan ve Türkiye'deki avukatlara ulaşma imkanı kısıtlı olan bir sanık. - Hastalık, yaşlılık veya tecrit gibi nedenlerle iletişim kurma ve avukat arama imkanı olmayan bir kişi. - Bulunduğu yerde (örneğin, küçük bir ilçe veya köy) kendisine yardımcı olacak bir avukat bulamayan bir kişi. Bu gibi durumlarda, kişi mali olarak yeterli olsa bile, fiilen bir müdafi seçme imkanından mahrum olduğu için, 'müdafi seçebilecek durumda olmadığını' beyan edebilir. Bu beyan üzerine, istemi halinde kendisine CMK m. 150/1 uyarınca barodan bir müdafi görevlendirilmesi gerekir. Bu, savunma hakkına erişimin sadece parasal değil, fiili engellerden de arındırılması ilkesinin bir gereğidir.