Kanun yararına bozma talebiyle yapılan incelemede, Yargıtay'ın CMK m. 309/4-d uyarınca doğrudan hükmetme yetkisi, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullanılabilir mi? Örneğin, ilk derece mahkemesi TCK m. 62'yi uygulayarak 1/6 indirim yapmış, ancak Yargıtay bu indirimin koşullarının oluşmadığını tespit etmiş olsun. Yargıtay, bu indirimi kaldırarak cezayı ağırlaştırabilir mi?
Hayır, kullanamaz. Kanun yararına bozma kurumunun temel felsefesi, kesinleşmiş hükümlerdeki hukuka aykırılıkları, kural olarak sanık 'aleyhine olmamak koşuluyla' gidermektir. CMK m. 309'un gerekçesinde de bu amaç açıkça belirtilmiştir. CMK m. 309/4-d'deki doğrudan hükmetme yetkisi, sadece 'hükümlünün cezasının kaldırılmasını' veya 'daha hafif bir cezanın verilmesini' gerektiren, yani sanık 'lehine' olan durumlar için öngörülmüştür. Yargıtay, sanık lehine yapılan bir hatayı (örneğin, koşulları oluşmadığı halde TCK m. 62 indirimi yapılması) tespit etse bile, bu durumu sanık aleyhine olacak şekilde düzeltme ve cezayı ağırlaştırma yetkisine sahip değildir. Bu, hem kurumun ruhuna hem de 'aleyhe bozma yasağı' ilkesine aykırıdır. Yargıtay, bu tür bir aleyhe hukuka aykırılığı tespit ederse, en fazla bunu kararında belirterek içtihat birliği sağlama yoluna gider, ancak sanığın cezasını ağırlaştıramaz.