5237 sayılı TCK m. 167, malvarlığına karşı işlenen bazı suçlarda, belirli akrabalık ilişkilerinin varlığını 'şahsi cezasızlık sebebi' veya 'cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep' olarak düzenlemiştir. Etkin pişmanlık (TCK m. 168) ile bu kurum arasındaki temel fark, failin davranışı açısından nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189491

Bu iki kurum arasındaki temel fark, birinin failin 'statüsüne', diğerinin ise 'davranışına' odaklanmasıdır. - **Şahsi Cezasızlık/İndirim Sebebi (TCK m. 167):** Bu kurum, tamamen fail ile mağdur arasındaki 'akrabalık ilişkisi' gibi objektif bir statüye dayanır. Failin, suçtan sonra herhangi bir olumlu davranışta bulunması (pişmanlık göstermesi, zararı gidermesi vb.) gerekmez. Cezasızlık veya indirim, sadece bu özel statünün varlığı nedeniyle, aile içi ilişkileri ve husumetleri ceza hukuku alanının dışında tutma veya hafifletme amacıyla kanun tarafından otomatik olarak tanınır. Failin bir eylemi veya iradesi gerekmez. - **Etkin Pişmanlık (TCK m. 168):** Bu kurum ise, failin statüsünden tamamen bağımsızdır. Uygulanması, failin suçtan sonra sergilediği 'aktif, iradi ve olumlu bir davranışa', yani 'zararı giderme' eylemine bağlıdır. Fail, bu davranışı göstermezse, bu indirimden yararlanamaz. Özetle, TCK m. 167 'pasif' bir statüye sonuç bağlarken, TCK m. 168 'aktif' bir davranışa sonuç bağlar. Birincisi failin kim olduğuna, ikincisi ise failin ne yaptığına odaklanır.