TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık, bir 'şahsi ceza indirimi sebebi' olarak, failin kusur yeteneğini etkiler mi? Örneğin, TCK m. 32 kapsamında akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği olmadığı veya azaldığı tespit edilen bir sanık, aynı zamanda TCK m. 168'den yararlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189488

Evet, yararlanabilir. Bu iki kurum birbirini dışlamaz ve farklı hukuki zeminlerde yer alır. Aralarındaki ilişki şöyledir: - **Kusur Yeteneği (TCK m. 32):** Suçun manevi unsurunun bir parçasıdır. Bir kişinin işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama (idrak) veya davranışlarını bu algıya göre yönlendirme (irade) yeteneğini inceler. Eğer bu yetenek hiç yoksa, faile ceza verilmez (CVYO). Eğer önemli derecede azalmışsa, cezasında indirim yapılır. Bu, fiilin işlendiği 'an'daki durumuyla ilgilidir. - **Etkin Pişmanlık (TCK m. 168):** Suç tamamlandıktan 'sonraki' bir davranışı düzenler. Failin kusur yeteneğiyle değil, suç sonrası gösterdiği olumlu tutumla (zararı giderme) ilgilidir. Bir şahsi ceza indirimi sebebidir. Mahkeme, öncelikle failin suç anındaki kusur yeteneğini TCK m. 32'ye göre değerlendirir. Eğer kusur yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğuna kanaat getirirse, temel cezayı belirledikten sonra bu maddeye göre bir indirim yapar. Ardından, ortaya çıkan bu ceza üzerinden, eğer fail suçtan sonra zararı da gidermişse, TCK m. 168'e göre ikinci bir indirim daha yapar. İki kurumun uygulanma şartları ve amaçları tamamen farklı olduğu için, birinin varlığı diğerinin uygulanmasına engel değildir. Kusur yeteneği azalmış bir kişinin de, sonradan pişmanlık göstererek zararı gidermesi hukuken mümkündür ve bu olumlu davranışının ödüllendirilmesi gerekir.