5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesinde sayılan zorunlu müdafilik hallerinden birinin varlığına rağmen, müdafi hazır bulundurulmadan sanığın savunması alınmış ve mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz incelemesi sırasında, sanık veya müdafisi 'bu durumdan bir zarar görmediklerini' veya 'bu usul hatasını ileri sürmekten vazgeçtiklerini' beyan ederse, Yargıtay bu beyana uyarak hükmü onarabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189484

Hayır, onayamaz. Zorunlu müdafi hazır bulundurulmadan savunma alınması, CMK m. 289/1-e uyarınca 'kesin hukuka aykırılık' (mutlak bozma) nedenidir. Kesin hukuka aykırılık halleri, 'kamu düzeni' ile ilgili kabul edilen ve yargılamanın adilliğini temelden sakatlayan en ağır usul hatalarıdır. Bu nedenle, bu tür hataların varlığı halinde, hatanın hükmün sonucuna etki edip etmediği araştırılmaz ve sanığın bu hatadan zarar görüp görmediği veya bu hatayı ileri sürmekten vazgeçip vazgeçmediği önemli değildir. Sanığın veya müdafisinin rızası veya feragati, kamu düzenine ilişkin olan bu mutlak bozma nedenini ortadan kaldırmaz. Yargıtay, bu durumu tespit ettiğinde, tarafların iradesinden bağımsız olarak, re'sen (kendiliğinden) bozma kararı vermekle yükümlüdür. Bu, adil yargılanma hakkının sadece bireysel bir hak değil, aynı zamanda yargı sisteminin güvenilirliği için korunması gereken kamusal bir değer olmasından kaynaklanır.