TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık, sadece suçun faili tarafından mı gösterilebilir, yoksa failin avukatı veya kanuni temsilcisi (vasisi, velisi) tarafından yapılan bir zarar giderme eylemi de bu kapsamda değerlendirilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189483

Bu durum, eylemin kimin iradesiyle yapıldığına göre değişir. TCK m. 168, pişmanlığın 'failin, azmettirenin veya yardım edenin' kendisi tarafından gösterilmesini aramaktadır. Bu, pişmanlık iradesinin şahsiliğini vurgular. - **Avukat Tarafından Giderme:** Eğer avukat, müvekkili olan failden aldığı açık veya zımni bir talimat ve onun adına hareket ederek zararı gideriyorsa, bu durum failin iradesine dayandığı için etkin pişmanlık kapsamında kabul edilir. Avukat burada failin bir temsilcisi ve aracıdır. Ancak avukat, failden tamamen habersiz ve kendi inisiyatifiyle zararı giderirse, bu durum kural olarak failin pişmanlığı olarak kabul edilmez. - **Kanuni Temsilci (Vasi/Veli) Tarafından Giderme:** Bu durum daha farklıdır. Özellikle suça sürüklenen çocuk (SSÇ) veya kısıtlı bir fail söz konusu olduğunda, bu kişilerin hukuki ve mali işlemleri yapma ehliyeti sınırlıdır. Onların kanuni temsilcisi olan veli veya vasinin, onlar adına ve onların menfaatine olacak şekilde zararı gidermesi, failin iradesiyle yapılmış bir eylem olarak kabul edilir. Yargıtay uygulaması, özellikle SSÇ'ler söz konusu olduğunda, ailenin zararı gidermesini, SSÇ'nin etkin pişmanlığı olarak kabul etme yönündedir. Çünkü SSÇ'nin zararı tek başına giderecek mali gücü veya hukuki ehliyeti olmayabilir. Önemli olan, failin (veya temsilcisinin) bu gidermeye karşı çıkmaması ve pişmanlık iradesinin varlığının kabul edilebilmesidir.