Bir sanık, yağma suçundan dolayı hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, zararı kısmen giderdiği ve mağdurun da rızası olduğu halde, mahkemece TCK m. 168/3 hükmü uygulanmamıştır. Karşı temyiz de yoktur. Temyiz incelemesi yapan Yargıtay dairesi, bu durumu 'karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' şeklinde eleştirerek hükmü onamıştır. Bu yaklaşımın hukuki dayanağı nedir ve 'aleyhe bozma yasağı' ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189475

Bu yaklaşımın hukuki dayanağı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrasında düzenlenen 'aleyhe bozma yasağı' veya 'kazanılmış hak' ilkesidir. İlke, özetle şunu ifade eder: Eğer bir hüküm sadece sanık lehine (sanık veya müdafii tarafından) temyiz edilmişse, Yargıtay hükmü sanığın aleyhine olacak şekilde bozamaz. Sanık hakkında verilen ceza, temyiz sonucunda daha ağır hale getirilemez. Somut olayda (Yargıtay 6. CD 2015/5515 E., 2018/251 K. kararında olduğu gibi), mahkeme sanık lehine olan bir kanun hükmünü (TCK m. 168/3 etkin pişmanlık) uygulamayarak hata yapmıştır. Bu, normalde bir bozma nedenidir. Ancak, bu hatanın düzeltilmesi, sanığa daha fazla ceza verilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Yargıtay'ın bu hatayı bozma nedeni yapmamasının sebebi, hükmün onanmasıyla sanığın mevcut cezasının kesinleşmesi ve infaz edilecek olmasıdır. Eğer hüküm sadece sanık tarafından temyiz edilmişse ve Yargıtay, mahkemenin etkin pişmanlık indirimini 'uygulamakla birlikte oranı az tuttuğu' gibi bir hatayı bozma nedeni yapsaydı, bu durum sanık aleyhine sonuç doğurabilirdi. Ancak burada hiç uygulanmamış bir hüküm için 'karşı temyiz (aleyhe temyiz) olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' ifadesi, Yargıtay'ın sanığın zaten daha ağır bir ceza aldığı bir durumda, usuli bir eleştiri yapmakla yetindiğini gösterir. Eğer Cumhuriyet Savcısı veya katılan, 'neden etkin pişmanlık uygulandı' diye aleyhe temyiz etseydi, Yargıtay bu durumu daha farklı değerlendirebilirdi. Bu olayda mahkeme etkin pişmanlığı uygulamış ama rıza sormamış, Yargıtay da 'bu hata sanık lehinedir, karşı temyiz de yok, o yüzden bozmuyorum' demiştir. Yani lehe olan hukuka aykırılık, aleyhe temyiz olmadıkça bozma nedeni yapılmaz.