Kanun yararına bozma talebiyle yapılan incelemede, Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararının birden fazla hukuka aykırılık içerdiğini, bunlardan birinin CMK m. 309/4-b (yeniden yargılama gerektiren) kapsamında, diğerinin ise CMK m. 309/4-d (doğrudan hükmetmeyi gerektiren) kapsamında olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay bu durumda hangi fıkrayı uygulamalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189472

Yargıtay, bu durumda CMK m. 309/4-b'yi, yani yeniden yargılama yolunu tercih etmelidir. Çünkü bu fıkranın uygulanmasını gerektiren bir hukuka aykırılığın varlığı (örneğin, savunma hakkının kısıtlanması), yargılamanın temelden sakat olduğu ve baştan usulüne uygun olarak yapılması gerektiği anlamına gelir. Yargılamanın kendisi sakatken, Yargıtay'ın esasa ilişkin başka bir hatayı (m. 309/4-d kapsamındaki) doğrudan düzeltmesi anlamsız ve usule aykırı olur. Usul, esastan önce gelir (prior tempore potior iure ilkesinin muhakeme hukukundaki yansıması). Öncelikle, yargılamanın usulüne uygun hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle Yargıtay, kararı CMK m. 309/4-b uyarınca yeniden yargılama yapılması için bozar. Yeniden yargılama yapacak olan yerel mahkeme, hem Yargıtay'ın belirttiği usul hatasını giderecek, hem de daha önce tespit edilen ve m. 309/4-d kapsamında olan maddi hukuk hatasını da düzelterek yeni bir hüküm kuracaktır. Bu, daha kapsayıcı ve adil bir çözüm yoludur.